DERSLER

Kuyumculuğa tutkulu bir merak duyanlarla bilgilerimizi Yalova atölyemizde paylaşmaya devam ediyoruz.

Özel dersler ve günlük workshoplar için bizimle iletişime geçerek

bilgi edinebilirsiniz.

ÖĞRENCİ YORUMLARI

As an architect I was searching for something new to further develop my design skills. I was lucky to find Senay Akin’s atelier. It is located in the historical part of Istanbul nearby the main attractions. We are working in small groups so Senay can teach very efficiently, explaining the design process through various exercises and personal projects resulting in unique pieces of jewellery. At the moment I am finishing a ring which is very exciting as it is architecture in small scale. I started with a wax models, after casting I will finalize the design by polishing the object giving it the final touch. Through the workflow I am learning how to use various tools and techniques to produce what I have envisioned.

Miroslava Andric

Şenay Akın Atölye'de metalin, ateşin ve taşların büyüleyici dünyasına adım attım. Beni bu dünyaya çeken neydi bilemiyorum ama sen onu her adımda daha çok sevmeme aracı oldun. Yapıcı eleştirilerin ve yaratıcı çözümlerinle kursa katılan herkesin ilerleyebilmesi için harcadığın emek, sana çoktan fırsatlar ve deneyimler olarak geri dönmeye başladı.

 

Burada çalışıp üretirken kendimi ayrıcalıklı hissediyorum. Yoluna beni de kattın, günü sıcak bir kahveyle başlatıp bitmiş bir yüzükle taçlandırmanın heyecanını benimle paylaştın. Bana öğrettiğin her şey için minnettarım. İyi ki varsın, iyi ki simya yollarımızı kesiştirdi.

 

Evren Olcay

Herkes kuyumculuğun sabır işi olduğunu söyler. Ne zaman ki ufak bir parçayı iki ay uğraştıktan sonra tamamen pürüzsüz hale getirir ve sevgili öğretmeninin ağzından 'artık hazır, cilaya geçebilirsin' cümlesini duyarsın, o zaman sabrın ne olduğunu anlıyorsun...

 

Atölye'de bir kural var, gelenler bilir; bir işi A'dan Z'ye kendin yapacaksın. Öğretmen sadece teknik öğretır, nasıl yapman gerektiğini gösterir, asla ve asla başlatıp sonuçlandırmaz. Bu teknik harika bir özgüven yaratiyor insanda. Benin şu anda bu işe meslek olarak bakabilmemi, atölye kurma cesaretimi, tamamen elde ettiğim özgüvene ve bunları bana öğrettiği için sevgili hocama borçluyum.

 

Şenaycim, benim not defterini bilirsin. Onu hazine gibi tutuyorum. O günlerde pek farkında olmasamda, çok değerli sözlerini not etmişim. Aralarda senin çizimlerin de yer alıyor. İyi ki yazmışım, ona her baktığımda anılarım canlanıyor, bilgilerim tazeleniyor, seni hatirliyorum.

 

Pegah Moshfeghi

Mesleki olarak tasarımın her alanıyla yakından ilgilendiğim gibi, takı tasarımı hem hobim hem de hayalim. İki yıldır devam ettiğim kuyumculuk deneyimime iyi ki bu atölyede başlamışım. Burada yapılan her  üretim insanın kendine sağladığı en güzel meditasyon.

 

Duygu Dönmez

Yaklaşık iki sene önce, bol koşturmacalı bir iş sırasında başladığım atölyede öğrendiğim ilk şey "yavaşlamak" oldu. Çünkü gördüm ki yavaşladığın zaman öğreniyorsun, disipline oluyorsun ve ortaya özgün işler çıkartabiliyorsun. Tabii tüm bunlar her konuda donanımlı bir rehber ile olabiliyor. Şenay'ın, neyi neden yaptığımızı sabırla ve titizlikle anlattıktan sonra kendi tasarımlarımıza yönlendirdiği derslerin sonunda, size ait olanı ortaya çıkarttığınızda ve bunu başkalarıyla paylaştığınızda iyi ki buradayım diyeceksiniz :) Bu arada sohbetler ve atölye seslerinin eşliğinde birkaç saatin nasıl geçtiğini hiç anlamıyorsunuz, zaman duruyor adeta. Mekan çok güzel, ortam harika, bir de çay seviyorsanız atölyeye mutlaka gelin!

 

Selin Aydın

Sevgili Şenay, ben geçen sene bu zamanlar ilk konuşmaya geldiğimde düşüncem bir süre gümüş ile çalışmayı öğrenip yıllardır çalıştığım sıcak cam ile kuyumculuk sanatını birleştirip cam sanatı ile yoluma devam etmekti. Ancak senin öğretilerin ile 10 aydır devam eden kuyumculuk sanatının sihirli dünyasındaki yolculuğum uzun yıllar devam edecek gibi.. Atölye deki rahat ve huzurlu çalışma ortamı, atölyedeki arkadaşlar arası uyum ve her birimize tek tek aktardığın bilgi akışı için sonsuz teşekkürler..

 

Gaye Nalbantoğlu

İnsanın iç dünyasında yeni bir kapı açıyor. Hem bir ustalık öğretisi, hem terapi.

 

Zeynep Zorluoğlu

 

Merhabalar, ben Ayşe.. Esas mesleğim mimarlık, tasarım yapmayı severim...Biraz maliyetli geldi ilk başta. Ama hocam sağolsun bizi her zaman malzemecide de, ocakçıda da, dökümcüde de, taşçıda da en uygun ve en iyi yerlere yönlendirdi. Oturup kendisi yapmaz, gösterir. Ama eninde sonunda sen öğren diye sana bırakır, gözü üzerindedir. Herşey muhakkak çok özenli olmalıdır, onun için ilk kural. Bu kuralın ne kadar önemli olduğunu sonradan anladım. İnsan isterse kuyumculuk hem sanat olur hem zanaat.

 

Şenay Akın Atölye'de dersler eğlenceli, yorucu ve dinlendiricidir. Bir saatçi ustası ya da bir hattat gibi ışığın altında, gözün gümüşte, elin eğede, kıl testerede ya da kaynakta...çalışırsın. Günün sonunda senin fikrinin şekil almış hali yavaş yavaş ortaya çıkınca yüzünde muhakkak bir gülümseme olacaktır. Müzik sesi, pencere önü çiçekleri eşliğinde aletlerin sesleri ve arada küçük güzel süprizlerle kesinlikle tavsiye edeceğim çok iyi bir eğitim yuvası. Ben yaklaşık 2 sene devam ettim bu yuvaya gidip gelmeye. Bir kuyumcu tezgahınız oluyor zamanla ve yavaş yavaş aletleriniz tamamlanıyor. Ve herkes kendi tarzını ortaya koyuyor aslında. Ben sonrasında yaptığım takıları koyduğum bir blog açtım. Bir gün IKSV'ye mail attım ve bloğuma göz atmalarını rica ettim. IKSV'den olumlu dönüş oldu, satış yaptım orada. O günü hiç unutmam, havalara zıplamıştım sevinçten, bir yarışma kazanmışçasına. Sonrasında Midnight Express'te de satış yaptım. Şimdilerde mimarlıktan fazla vakit bulamasam da, arkadaşlarıma sipariş üzerine takı yapıyorum. İnsan isterse herşey mümkün aslında. Çok şey öğrendiğim Şenay Hocama saygılar, sevgiler...

 

Ayşe Ağaoğlu

Şenay'la tanışmam çok yoğun çalıştığım bir dönemde, iş yerime yakın bir yerde calışmalarını görüp beğenmem ve devamında onu arayıp kendi takılarımı yapmak istediğimi anlatmamla başladı. Aslında, kuyumculuk hayatımın büyük coğunluğunun zihinsel meşguliyetlerle yoğun olduğu bir dönemde fiziksel bir şeyler üretme ihtiyacından doğdu. Yani, beyninizi her zamankinden farklı şekilde çalıştırdığınız ve belli bir emek sonunda ürettiğiniz işi fiziksel olarak hissedebildiğiniz bir süreçten geçiyorsunuz. Kuyumculuk ayni zamanda meditatif bir etkiye sahip. Belli bir sure ayni işe konsantre olunca, sanki yogadan çıkmış gibi bir rahatlamayı kuyumculukta da hissediyorsunuz, elinizdeki yüzüğü işlemek haricinde hiç bir şey düşünmediğiniz zaman dilimleri yaşıyorsunuz.  Tabii ki, kuyumculukla ilgili en önemli noktalardan biri içinizdeki potansiyel yaratıcılığı dışarı çıkarması. Bu deneyimi kesinlikle herkese tavsiye ederim.

 

Burcu Arıkan